banner56

Uluslararası Öğrencilerin Sorunları Sempozyum'da Konuşuldu

Uluslararası Öğrencilerin Sorunları Sempozyum'da konuşuldu

Uluslararası Öğrencilerin Sorunları Sempozyum'da Konuşuldu
 İstanbul’da düzenlenen ‘Sivil Toplum Kuruluşlarının Uluslararası Öğrencilik Sürecinde Misyonu ve Rolü’ temalı 2.Uluslararası Öğrencilik Sempozyumu'nda ülkemizde eğitim gören binlerce öğrencinin eğitim durumu, sunulan imkanlar ve sorunları masaya yatırıldı. Yapılan sunumlarda 15 Temmuz darbe girişimine karşı duranlar arasında uluslararası öğrencilerin de yer aldığı ifade edilirken, ülkemizde toplam 114 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğü belirtildi.

Sonuç Bildirgesi’nde ise halkın uluslararası öğrenciler konusunda yeterli bilgi sahibi olması gerektiği vurgulanırken barınma ve burs gibi sorunları olan öğrencilerin alternatif çözüm olarak tehlikenin farkında olmayarak FETÖ evlerine yöneldikleri de belirtilerek, “Darbe sonrası süreçte FETÖ militanlarıyla aynı kefede değerlendirilmelerine neden olmuştur.”

2.Uluslararası Öğrencilik Sempozyumu ‘Sivil Toplum Kuruluşlarının Uluslararası Öğrencilik Sürecinde Misyonu ve Rolü’ teması ile İstanbul Üniversitesi Kongre Merkezi’nde yapıldı. Sempozyumda 21 oturumda 96 tebliğci sunumlarını gerçekleştirdi.

İstanbul Üniversitesi, Bağcılar Belediyesi ve UDEF’in (Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu) ortaklığında 24-25 Aralık 2016 tarihlerinde düzenlenen program ilk olarak şehitlerin ruhuna saygı duruşu ve Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.

Ardından bir konuşma yapan Ak Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Türkiye’de bugün 183 üniversitede 7 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti.  Emperyalist güçlerin Müslümanların kavramlarını değiştirdiğine dikkat çeken Turan, “Medeniyet dünyamızdaki insanlar bizim kavramlarla konuşmuyor. Oryantalist diliyle konuşuyorlar. Eylem yapan İslami hareketleri cihadist olarak niteliyor. Bizde cihadist diye bir kavram yok. Zulme itiraz ediyorsanız, batıdaki tanımlama fundemantalisttir. Üniversitelere gönderdiğimiz çocukları kendilerine benzetmeye dönük eğitim veriyorlar.” dedi.

“ÜLKEMİZDE EĞİTİM GÖREN İNSANLAR ÜLKELERİNE HİZMET VERİYOR”

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da, dünyanın değişik kıtalarından aynı duygularla bir araya gelen uluslararası öğrencilere her zaman destek verdiklerini hatırlattı. İlmin, bilimin dini milliyeti olmadığına dikkat çeken Çağırıcı, “Dinimiz bize, ilim Çin’de dahi olsa alınız, diye buyuruyor. Yıllar önce belirli ideolojiye sahip ülkelerde uluslararası öğrenciler vardı. Artık ülkemizde de dünyanın dört bir yanından gelip eğitim gören ve ülkelerine döndükten sonra devlet yönetiminde önemli çalışmalar yapan insanların sayısı artıyor. Bu tür çalışmalar önceden yapılsaydı 21.yüzyılda İslam terörle anılmazdı. Bunu 15 Temmuz hain darbe girişimiyle gördük.” diye konuştu.

“KATARLI YAŞLI KADIN 15 TEMMUZ GECESİ SABAHA KADAR KUR’AN OKUDU”

Türkiye’nin uluslar arası öğrenci merkezi haline geldiğinin altını çizen İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran da, “Dünyanın neresine giderseniz gidiniz Türkiye’den olduğunuzu söyleyin, geçmişimizi bilirler ve iyi duygularını ifade ederler. Bugünümüzü de iyi bilir ifade ederler.” şeklinde konuştu.  Prof. Yaran, 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’de yaşayan ancak vatandaş statüsünde olmayan gönüllü vatandaşların da sokakları doldurduğunu söyledi. Katar’daki bir anısını da paylaşan Yaran, “Katarlı birisi, 80 yaşındaki bir annesinin, olayı duyar duymaz, odaya kapanıp, Türkiye için Kur’an okuduğunu ve namaz kıldığını söyledi.” dedi.

İ.Ü Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak üniversitemizde eğitim görmek için yurt dışından her yıl 15 bin öğrencinin başvuruda bulunduğunu ifade ederek, “Ancak kontenjan ayıramıyoruz. 5 yıldır sınavla öğrenci alıyoruz. 2017 yılında bu sınavı 50 ülkede 70 şehirde aynı anda yapacağız. “ diye konuştu. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rahmi Er de Türk öğretim sisteminde 182 öğretim kurumunun 176’sının üniversite olduğunu belirterek şunları söyledi: “6’sı vakıf meslek yüksek okulu olmak üzere 182 yüksek öğretim kurumuna sahibiz. 150 bini aşkın akademisyen görev yapıyor. Burada toplam 7,2 milyon öğrenci eğitim görüyor. Türkiye bu sayı ile Avrupa yükseköğretim alanında Rusya’dan sonra en çok öğrenciye öğrenim imkanı veren ülkedir.”

BOLAT: “YÜZLERCE ÜLKEDEN 114 BİN ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR”

UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat ise 15 Temmuz gecesi yurt dışında olan ülkemizde eğitim gören mezunlarla mesajlaştığını anlattı. Dünyanın dört bir yanından arandığını kaydeden Bolat, “Sabah 06.00’ya kadar arandım. Onlara bilgi verdim. Ülkemizde eğitim görüp mezun olan herkese burada ezanlar okunduğunu ve selalar verildiğini, tüm milletin ayaklandığını ve darbenin başarılı olmadığını bildirdim. Onlar da sosyal medya aracılığıyla bu bilgiyi dünyanın dört bir yanına ulaştırdılar.” şeklinde konuştu. 13 yıldır ülkenin eğitim üssü olma yolunda mesafe aldığını belirten Bolat, “Ülkemizde bugün toplam 114 bin uluslararası öğrenci eğitim alıyor.”

“ÖNEMLİ SUNUMLARDA BULUNULDU”

Sunumlarda ise İ.Ü Uluslararası Öğrenci Derneği’nden Faruk Taşçı, Yunus Emre Enstitüsü’nden Yunus Üçpınar, Yurt dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Başkan Yardımcısı Serdar Gündoğan ve UDEF Başkan Yardımcısı Ebubekir Armağan’ın aralarında bulunduğu konuşmacılar uluslararası öğrencilerin sorunları, eğitim düzeyi ve yurt dışındaki çalışmalarla ilgili bilgi ve birikimlerini paylaştı.

ÖĞRENCİLER: ‘’TÜRKİYE’DE MUTLUYUZ”

Sebahattin Zaim Üniversitesi Elektrik- Elektronik bölümünde eğitim gördüğünü belirten Ganalı Shiraz Amadu, barınma zorluğu çektiğini söyledi. Türkiye’de üst düzey eğitim verildiğini belirten Amadu, “Eğitim imkanı çok iyi ve kaliteli. Bununla birlikte düşüncemizi geliştiren bir eğitim veriliyor. Ülkemizde bu imkan yok.” diyerek düşüncesini dile getirdi. Marmara Üniversitesi’nde hemşirelik eğitimi alan Julmin Banjuotie de Türkiye’deki eğitimin kalitesine dikkat çekerek, ülkesine döndüğünde hastanelerde görev alacağını ifade etti.

“SONUÇ BİLDİRGESİ’NDE ÖNEMLİ KONULARA DİKKAT ÇEKİLDİ”

Bildirgede ise, Fransa gibi sömürgecilik geçmişi olan ülkelerin uluslararası eğitimi, eski imparatorluk coğrafyasıyla bir yeni iletişim ve etkileşim aracı olarak kullandığı ve Orta Asya ülkelerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edildi. Türkiye’nin Büyük Öğrenci Projesi ile atılım yaptığının kaydedildiği Bildirgede, şöyle denildi:  “Özgün ve ilk ismi 10.000 Yabancı Öğrenci olan BÖP Orta Asya’nın ve Kafkasya’nın yeni bağımsız cumhuriyetlerinden Türkiye Yüksek Öğretim Kurumlarına öğrenci getirmeyi hedeflemiş ama yüzde 20 civarında ancak mezun vererek yeterli ve gerekli başarıyı sağlayamamıştır. Sürecin devamı olarak dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan hükûmeti döneminde YTB- Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı kurulmuş ve devlet tarafından verilen burslar tek çatı altında toplanmıştır. YTB burs ve çalışma politikasını BÖP’ın hedef kitlesini de içine alacak şekilde eski Osmanlı coğrafi sınırlarına kadar genişletmiş, Adriyatik’ten Çin seddine Sahra altı Afrika’sından Ergenekon’a uzanan sonsuz steplere kadar tarihsel, kültürel ve soydaş kitlelere ulaşmayı misyonları ve vizyonları olarak belirlemiştir.”

“FETÖ TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ”

Ayrıca barınma ve burs gibi sorunları olan öğrencilerin alternatif çözüm olarak tehlikenin farkında olmayarak FETÖ evlerine yöneldikleri belirtilerek, şöyle denildi: “Darbe sonrası süreçte FETÖ militanlarıyla aynı kefede değerlendirilmelerine neden olmuştur. Özellikle bu mağduriyetin ortaya çıkardığı en temel eksiklik durumlarını izah edecekleri devlet mercilerinin bulunmaması olmuştur. Bunun yanında böyle ferdi mağduriyetlerinin yanı sıra medyanın bireysel örnekler üzerinden sorunu genelleştirmesi ve tüm Uluslararası Öğrencilerini halk tarafından potansiyel FETÖ ajanı olarak damgalamalarına yöneltmektedir.”Halkın, uluslararası öğrenciler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını da belirtilirken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çekik gözlü olmaları sebebiyle Çinli zannedildiği de kaydedildi.

“SURİYELİ ÖĞRENCİLER SORUNU”

Türkiye’deki 2 milyon 500 binin üzerinde Suriyelinin sadece yüzde 9’unun kamplarda kaldığı ve yüzde 90’nın sosyal yaşamda yer aldığı da ifade edilerek, lise ve altı eğitim düzeyinde olan öğrencilerin yaşadıkları sorunlara değinildiği de belirtildi. Şu tespitlere yer verildi: Bir milyonun üzerindeki 18 yaş altı Suriyeli genç sayısı meselenin ciddiyetin ve vahametin göstermektedir. Eğitim aldıkları kurumların bir kısmının yasal statülerin olmaması ileriki yaşamda hem Türkiye’ye hem geleceğin bireyleri bugün çocuklarına ekonomik, sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla geri dönecektir. Zira Suriyeli öğrencilerin birçoğu araştırmacılar tarafından da belirtildiği üzere farklı şiddetlerde farklı semptomlar olarak kendisin dışarı vuran travmalı çocuklardır. Bu sebeple kitleye yönelik çalışma yapan STK ve devlet kurumların görevlilerin yetkinlik ve yeterliliklerin olması gerekmektedir. “

Sunulan bildirilerin bir kitap haline getirilerek ilgililere ulaştırılması gerektiğinin de altı çizildi. 

Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2016, 11:56

Sarıyer Haber Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner11