banner65

Rabiatü’l Adeviyye Konuşuldu

3 Temmuz 2013 tarihinde askeri cunta tarafından gerçekleştiren askeri darbeye karşı çıkan Mısırlıların toplanarak protestoda bulundukları meydana adını veren ilk kadın evliya olan “Rabiatü'l Adeviyye” düzenlenen konferansla anıldı.

Rabiatü’l Adeviyye Konuşuldu
Gazeteci-Yazar Sibel Eraslan konferansta yaptığı konuşmada Rabiatü’l Adeviyye’nin tabiinden ve hanım velilerin büyüklerinden birisi olduğunu belirterek hayatından örnekler anlattı.
Bağcılar Times Haber Merkezi

Mısır halkının, askeri cunta tarafından gözaltına alınan ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi’nin görevine dönmesi için toplandıkları meydanın adı olan “Rabiatü’l Adeviyye”nin hayatını anlatan gazeteci-yazar Sibel Eraslan, “O, gecesini ibadetle gündüzlerini de oruçla geçiren bir evliyaydı” diye konuştu.
Bağcılar Belediyesi Kadın Aile Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Zamanı Kuran Kadınlar Rabiatü’l Adeviyye” konulu konferansta konuşan Eraslan, “Rabia” isminin Arapça’da, Mısır’daki direnişçilerin de sembol işaret olan "dördüncü-dört" anlamına geldiğini ifade etti.
“4” Rakamının askeri cunta karşıtlarının sembol işareti olarak hızla yayıldığını ifade eden Eraslan, 
“Tahrir Meydanı'nda bulunanların ‘zafer işareti’ yaptığı sıralarda Rabiatü’l Adeviyye Meydanı'ndakiler ismin anlamına atıf yapmak ve onlardan ayrışmak için elleriyle dört işareti yapmaya başladılar. İşaret de hızla yayıldı.” dedi.

Eraslan, 702 yılında doğan Rabiatü’l Adeviyye’nin, tabiinden ve hanım velîlerin büyüklerinden olduğunu da anlattı. Babası İsmâil’in üç kız evlat sahibi olduğunu belirten Eraslan, çok fakir olduğunu bu yüzden dördüncü evlat olarak doğan Rabia'yı saracak bir bez parçası dahi bulamadıklarını anlattı.

Eraslan, Rabiatü’l Adeviyye’nin doğumuyla ilgili ailesinin yaşadığı sıkıntıları şu ifadelerle anlattı:
Rabia'nın dünyaya geleceği günlerde anası, babasına; ‘komşuya git de lambamız için yakacak yağ iste’ demişti. Kimseden bir şey istememeye ahdetmiş olan babası, hanımının hatırını kırmayarak gidip komşusunun kapısını çalmıştı. Ancak komşusu uyanmamıştı bu yüzden geri dönmüştü. Babası gece uyuduğunda rüyasında Peygamber Efendimiz’i(s.a.v) görmüş. Efendimiz kendisine ‘Üzülme! Bu kız öyle hanım bir kız olacak ki, ümmetimden yetmiş bin kişi onun şefaatini isteyecek.’ buyurduktan sonra mübarek sözüne şu şekilde devam etmiştir. ‘Basra emiri İsa Radan'ın yanına var ve benim adıma ona aynen şunu söyle: 'Sen her gece bana yüz, cuma gecesi ise dörtyüz defa salavat getiriyordun; geçtiğimiz cumartesi getirmen gereken salavatları unuttun. Onun keffareti olarak bana dörtyüz sarı altın ver!’
Rabia'nın babası uyanır uyanmaz rüyasını yazıp, sabahleyin götürüp rüyayı Basra Emiri İsa Radan'a vermiş ve gerçekten Peygamber Efendimiz (s.a.v)’den gelen bu rüya haberinin doğruluğunu bilen Emir, Rabia'nın babasına 400 altın verdikten sonra bir ihtiyacı olduğu zaman mutlaka kendisine ifade etmesi gerektiğini de sıkı sıkıya tembih etmiştir.”

Eraslan, Rabiatü’l Adeviyye’nin babasına, sıkça, ‘Babacığım sakın bize haram kazançtan bir şey getirip yedirme.’ dediğini de sözlerine ekledi.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner11