banner56

Kurtulmuş; Çok Başlılığı Ortadan Kaldırmak İçin Değişikliğe İhtiyaç Var

Bağcılar Belediyesi, SETA ve Marmara Belediyeler Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve Yerel Yönetimler konulu sempozyumda kamuoyunda tartışılan birçok konu masaya yatırıldı.

Kurtulmuş; Çok Başlılığı Ortadan Kaldırmak İçin Değişikliğe İhtiyaç Var
 Sempozyumda bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Çok başlılığı ortadan kaldırmak için bir anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Türkiye'de siyasi hayatımız boyunca cumhurbaşkanlarıyla başbakanlar arasındaki görev ve yetki tanımsızlığı dolayısıyla çok kavgalar, çok tartışmalar olmuştur." dedi. ‘Hayır’ kampanyası başlatan ve bölücü örgüt militanlarının kampanya düzenlemesine sessiz kalan, yayın organlarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağır hakaret ve tehditler savuran bazı Avrupa ülkelerine yönelik eleştiride bulundu.

Bağcılar Belediyesi, SETA ve Marmara Belediyeler Birliği’nin düzenlediği Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve Yerel Yönetimler konulu sempozyumda konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çok başlılığı ortadan kaldırmak için bir anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

16 Nisan’daki referandum sürecinde yaşananların 2010’daki değişiklik sürecinin benzeri olduğunu kaydeden Kurtulmuş, CHP’nin milletin iradesine dayanan ve sandıkta belirlenen anlayışa karşı çıktığını savundu. Kurtulmuş, “Anayasa’nın referandum yoluyla değiştirilmesi gündeme geldiği vakit, ‘kurucu irade yok’ diye ayağa kalkıyorlar. Meclisteki tartışmalarda, ‘bu kurucu irade lafını çok dinledik. Siz, milletvekilleri millet adına kurucu iradeyi oluşturamazsınız. Halk hiç oluşturamaz’ diyorlar. Onlara göre kurucu irade 1980 darbesi sonrası Kenan Evren’in başkanlığında bir araya gelen 5-6 Anayasa Hocasıyla oluşturulan ve merhum Başbakan Menderes’i asan faşist iradedir” şeklinde konuştu. Diğer tartışmaların teferruat olduğunun altını çizen Kurtulmuş, konunun içeriğiyle ilgisi olmayan bir takım meselelerin gündeme getirildiğini kaydetti. “Cumhurbaşkanlığı sisteminde meclisin, belediyelerin, muhtarlıkların fesh edileceği yalanının ortaya atıldığını da belirten Kurtulmuş, bunun klasik CHP zihniyetinin yansıması olduğunu kaydetti. Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiki mevcut anayasa 18 kez değiştirilmiştir. CHP, sanki ilk defa anayasa değişikliği teklifi gündeme gelmiş gibi konuşuyor. Oysa, 18 kez değişti şimdi de 19. değişiklikle karşı karşıyayız.  İnşallah 16 Nisan’da bu 19. değişikliği millet gerçekleştirecek.”

Eski Türkiye’nin sahiplerinin Cumhurbaşkanlığı sistemini garanti mekanizması olarak gördüğünü de savunan Kurtulmuş, son günlerde ‘Evet’ oylarınının eğrisinin yükselmesiyle CHP ve ‘hayır’ cephesinin hareketlendiğini kaydetti. Kurtulmuş, “CHP yalanlarla milletin kafasını bulandırmaya çalışıyor. En son muhtarların ortadan kalkacağını söyledi. Yeni sistemle kendilerinden birisinin cumhurbaşkanı olamayacağını bildikleri için yalan söylüyorlar” dedi. Bir şer ittifakı kurulduğunu da kaydederek Almanya, Hollanda, Norveç’e yönelik ağır eleştirilerde bulundu. AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Muş ise belirli çevrelerce bilgi kirliliği oluşturulmasına rağmen halkın ‘evet’ kararına yönelik teveccühünde önemli artış olduğunu kaydetti.

“SİYASİ İSTİKRAR SAĞLIYOR”

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Doç. Dr. Fahrettin Altun ise Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Altun, “Dört elle hayata geçirmeye çalıştığımız yeni sistemin ne tür etki yapacağını müzakere ediyoruz. SETA olarak 3 yıldır rapor ve analiz hazırlıyoruz. Kitaplar yayınladık” dedi. Cumhurbaşkanlığı Sisteminde yerel yönetimlerle ilgili yanlış bilgilerin yayıldığını da belirten Altun, yeni sistemi önlemek isteyen aktörlerin rolüne dikkat çekti.  Altun ayrıca Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde yerel yönetimlere de açık fırsatlar sağlandığını ve siyasi istikrarın artacağını da vurguladı.

“BİZE ZİMMET ÇIKARILDI” 

Kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla oluşturulan kamu yönetimi merkezi ve yerinden yönetim olarak ikili yapıdan oluştuğunu belirten Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da bazılarında merkezi yapının bazılarında ise yerel yönetimin etkin olduğunu söyledi. Hizmetlerinde okul ve sağlık ocağı ile ilgili çalışmalarından dolayı kendilerine zimmet çıkarıldığını hatırlatan Çağırıcı, “Sonraki düzenlemeyle bu ortadan kaldırıldı. Bunun farkını Bağcılar’da fark ettik. Eğitim alanında ilçemizde geldiğimiz noktada yapılan değişikliklerin etkisi oldu” dedi. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde hizmetin hız kazanacağını da kaydeden Çağırıcı, kentsel dönüşümle ilgili kanunların yıllar önce çıkmış olmasına rağmen düzenlemeler yapılamadığı için uygulamanın mümkün olmadığını söyledi. Çağırıcı, “Yeni sistem, yerel yönetimlerdeki yapının hükümet sisteminde uygulanması demek. İlçemizdeki kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapıyoruz. Mevcut sistemin ağır yürümesi sebebiyle birçok hizmeti biz yürütmek zorunda kalıyoruz. Okullardaki sıkıntıları yasalar ve görev yetkimiz dahilinde sürdürüyoruz” dedi.

“2 OTURUM BOYUNCA ÖNEMLİ KONULARA PARMAK BASILDI”

Sempozyumda başkanlığını İstanbul Milletvekili ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Hulusi Şentürk’ün yaptığı ilk oturumda konuşan SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü  Yrd. Doç. Dr. Nebi Miş, bugüne kadar Türk tipi ve vesayetçi sistemde birçok kriz yaşandığını belirtti. Miş, krizlerin parlamenter sistemde aşılamadığını belirterek “Yeni sistem, mevcut parlamenter sistemde bu güne kadar oluşan krizleri aşacak mahiyette olmalı” dedi. İÜ İktisat Dekanı Prof. Dr. Haluk Alkan ise pakette federalizme yol açacak maddeler var mı?, sorularının sorulduğunu kaydetti. Anayasa’nın kamu yönetimi teşkilatını şekillendiren 123, 126  ve 127. maddesini iyi bilmek gerektiğini anlatan Alkan, “126. madde pakette yer almıyor. Yeni sistemin federalizme yol açması için 127. maddede ciddi değişiklik yapması lazım. Yerel yönetimlere siyasi yetkiler vermesi lazım. Örneğin belediyelere yasa yapma, uygulama, uymayanlar varsa kendine ait yargı düzeneği kurması lazım. 127. maddede böyle bir radikal değişiklik yapılmalı ki federalizm anlamı çıksın” diye konuştu.

 “YARDIMCI İCRA YETKİLERİNİ KULLANAMAZ”

SETA Strateji araştırmalarından Abdullah Erboğa’nın başkanlığı yaptığı 2.oturumda konuşan Uludağ Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Zahid Sobacı da yerel yönetimlerin siyasi birçok işlevi yerine getirdiğini, demokrasinin birtakım değerlerinin yaşama konulmasına katkı sunduğunu anlattı. SETA Siyaset Araştırmalarından Doç. Dr. Serdar Gülener de yeni sistemde yargı tasarımının en önemli odak noktasının yargının tarafsız işlemesi olduğunu kaydetti. 17-25 Aralık yargı darbesine dikkat çeken Gülener, “Bugüne kadar 2010 yılına kadar olan süreçte anayasaya mahkemesi üzerinde birtakım icraatlar hayata geçirildi. Yargı anayasal şiddet olarak öne çıkıyor. Yargı anayasal zemine dayanıyor. Yeni sistemde yargının bağımsızlığı yanında tarafsızlığı da vurgulanıyor. Yargı, cumhurbaşkanlığı sistemi ve Darbe süreçlerinde silahlı güç kullanarak anayasal boyutunu millete karşı şiddet boyutu olarak uyguladı. Yargı belirli periyotlarla ortaya çıktı” Yeni sistemde yargının sivilleşeceğini de anlatan Gülener, disiplin mahkemeleri ve savaş hali dışında askeri mahkemelerin kuruluşunun yasaklandığını kaydetti.  Cumhurbaşkanı’nın mevcut kamu icraatları politikaları kapsamında yardımcılarının belirleneceğini de vurgulayan Gülener, “Bu konu, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenecek bir husus. Yardımcıların görevleri kararname ile belirlenecek. Herhangi bir nedenle Cumhurbaşkanlığı boşaldığında görevlendirilen kişi yerine vekalet edecek. ‘Yardımcıyı halk seçmeyecek’ deniliyor. Burada çarpıtma var. Yardımcı, icra yetkilerini kullanamaz, hükümeti tekrar kuramaz ve anayasa değişikliklerini hayata geçirip geri gönderemez.” Uluslararası siyasetin çatışmacı ve rakip devletlerin birbirlerine karşı sahip oldukları kozları açık olarak kullandığını ifade eden İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Yrd.  Doç. Dr. Veysel Kurt ise “Bu ülkeler birbirlerinin zaaflarını kullanıyor. MİT TIR’ları olayında yargı, güvenlik kurumlarına karşı açık pozisyon aldı ve ifşa etti. Uluslararası siyaset alanında ülkeyi zayıf düşüren bir hamlede bulundu” dedi.


SONUÇ BİLDİRGESİ

Sempozyum sonrası yayımlanan Sonuç Bildirgesi’nde yönetimde çift başlılığın kalkacağı ve milletin iradesinin yönetime daha iyi aktarılacağı kaydedildi.  Bildirgenin diğer maddeleri ise şöyle:


-Demokratikleşme kurumsallaşacak 

-Milletin iradesi yönetime daha iyi aktarılacak 

-Siyasal ve ekonomik istikrar sürekli hala gelecek 

-Yönetimde çift başlılık sonlanacak 

-Hızlı ve etkin yönetim sağlanacak 

-Güçlü bir siyasi liderlik tesis edilecek 

-Etkin, yetkin ve adil bir yargının işletilmesi mümkün olacak 

-Yargının hesap verilebilirliği kolaylaşacak 

-HSYK artık sadece idari yapılanmada yer almaktan ziyade halka direkt hesap verebilir bir kurum halini alacak 

-Yeni sistemle yargının ciddi anlamda sivilleşmesi gerçekleşecek 

-Yeni sistem ile federatif yapı arasında doğrudan bir ilişki kurulması mümkün değildir. 

-Yeni sistemde yerel yönetimlerin bağımsız olması mümkün değildir. 

-Yeni sistemin tek tip yerel yönetim modeli getireceği iddiaları da yersizdir. 

-Yerel yönetimlerin demokratikleşmesi mümkün olacak 

-Yerel yönetimlerde daha hızlı ve etkin karar alınması mümkün olacak 

-Yeni sistemde uluslararası arenada krizlere daha hızlı cevap veren bir ülke olacak 

-Yeni sistemde kurumların eşgüdümlü çalışması dış müdahaleleri engelleyecek.

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2017, 12:59

Sarıyer Haber Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner11