banner56

“Boşanmalar Evlilik Hızına Yetişti

“Toplumun İnşasında Ailenin Rolü” konusunda sunum yapan konusunun uzmanı kadınlar, özgüvenini kaybetmiş, mutlu olmayan kadınları iyi çocuk yetiştiremeyeceğini belirttiler. Ülkemizde boşanmaların evlilik hızına yetiştiğinin altını çizen uzmanlar, zinanın da boşanma sebebi olduğunu anlattılar

“Boşanmalar Evlilik Hızına Yetişti
Bağcılar Belediyesi Kadın Meclisi 12. Kadınlar Şurası’nda sunum yapan uzmanlar, “Toplumun İnşasında Ailenin Rolü” konusunda bilgi verdiler.

Halk Sarayı’nda düzenlenen programda konuşan Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır, 1992 yılından bu yana çok güzel çalışmalar yapıldığını belirterek, “Belediyemizin desteğiyle düzenlenen meclisler ve şuralarda ilçe sakinleri yönetime artı değer katıyor.” dedi.

Bağclıar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ise birlikte yönetme arzusuyla projeleri hayata geçirdiklerini belirterek, “AK Parti iktidarında kadınlarımıza her alanda pozitif ayrımcılık yapıldı. Kültür ve Sanat Merkezimizde kadınlarımız için kurslar veriyoruz. Hizmet alan kursiyer sayısı 5 bine ulaştı. Kadınlar Akademisi Programı’ na yüzlerce kadın devam ediyor.” diye konuştu. AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı İsmet Öztürk de, Kadınlar Meclisi gönüllü katılım anlamında önemli sosyal ve kültürel programlar arasında yer aldığını anlattı.

AİLEYE HELAL RIZIK GİRMELİDİR

TRT Programcısı Saniye Öztürk’ün moderatörlüğünü yaptığı programda ise uzmanlar sunumda bulundu. Sunumuna, ‘aile insan olmanın beşiğidir’ diyerek başlayan Uzman Psikolojik Danışman Saliha Erdim, insanlığın ailede öğrenildiğini anlattı.

Erdim, “Anne ve baba ilkokuldur. Toplumu nitelemek için aileye, aileyi anlamak için de topluma bakmak gerekiyor. İkisi de birbirinin aynasıdır.” dedi. Evliliğin bir ayağının seçim, diğerinin de geçim olduğunu kaydeden Erdim, şöyle konuştu: “Araştırmaya göre, çocuğun başarısızlığının yüzde 74’ü aileye bağlıdır. Aileye helal rızık girmelidir. Ailedeki ilişkilerde huzursuzluk varsa o aileye helal rızık girmiyordur. Hayat alış veriş değildir, hayat veriş ve alıştır. Boşanmalar evlilik hızına yetişti. Çünkü ailede incir çekirdeğini doldurmayacak problemler yüzünden kavgalar çıkıyor.”

Doç. Dr. Burcu Kalkan Oğuztürk ise aile hukukçusu olduğunu belirterek, ailenin hukuki karşılığının evlilik birliği olduğunu söyledi. Anayasa’da kadın ve çocukların korunması için tedbirler alındığını belirten Oğuztürk, “Hukuk kadını ve çocuğu korur. Kul olduğumuz için zaten değerliyiz. İnsan onuru, insanın dünyaya gelmesiyle sahip olduğu bir değerdir.” dedi.

Son yıllarda bazı çevreler tarafından eşcinsel birlikteliklerin evlilik statüsünde değerlendirilmesi fikrinin yayılmaya çalışıldığını savunan Oğuztürk, “Evlilik eski bir kurum gibi değerlendirilmeye çalışılıyor. Evli gibi yaşamanın da evlilik gibi görülmesi ve hatta aynı cinsten birliktelikler yavaş yavaş sisteme oturtulmaya çalışılıyor. Ancak hukuk sistemimiz buna karşı çıkmaktadır.” dedi. Oğuztürk, kanuna göre, boşanma halinde, edinilmiş malların borçlar çıktıktan sonra 2’de 1 oranında karı ve kocaya kaldığını anlattı.

“ZİNA BOŞANMA SEBEBİDİR”

Zinanın boşanma sebebi olduğunu da anlatan Oğuztürk, şöyle konuştu: “Zina artık suç olmaktan çıktı ancak boşanma sebebidir. Bir kez dahi olsa boşanma için geçerlidir. Zinayı öğrendikten itibaren 6 ay için de boşanma davası açılmazsa dava hakkı düşüyor. Zina yapan eşin affı da boşanma sebebini ortadan kaldırıyor. Onur kırıcı muamelede bulunma da boşanma sebebidir. Kadınlar gibi, eşinden şiddet gören erkekler de oluyor. Şiddet hayatımızın bir gerçeğidir. Bu tüm insanlığın problemidir.

Avrupa’da kıskançlık biz de namus ve töre cinayeti adını alıyor. Toplumda çoğalan şey şiddeti birilerine duyurmaktır.” Hiçbir kimsenin kişilik haklarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Oğuztürk, “Suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı ve 6 ay süreyle evi terk etme de boşanma sebebidir.” dedi.

OECD ÜLKELERİ ARASINDA EN MUTSUZ ÇOCUKLAR SIRALAMASINDA TÜRKİYE 3’ÜNCÜ SIRADA

İstihdam, ekonomi ve kadın tanımlamasının yan yana gelmesinin zihinlerde bazı konuları ortaya çıkardığını belirten MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Melike Günyüz de modern yaşamın kadın üzerinde korkunç bir baskı kurduğunu savundu.

Günyüz, “Kadının hiçbir dönemde bu kadar sıkıştırılmış bir alanda yer aldığını düşünmüyorum. Üzerimizde çok büyük sorumluluklar taşıyoruz. Çocuk yetiştirmek, aile, komşu ve herkesin sorumluluğundadır. Oysa şimdi ideal kadın çocuğunu iyi yetiştiren kadına ait görev olarak görülüyor. Bu haksızlıktır.” dedi. Çocuk yetiştirmenin anne ile babanın ortak görevi olduğunu anlatan Günyüz, OECD ülkelerindeki araştırmaya göre en mutlu çocukların geçen yıl Hollanda’da bu yıl da Macaristan’da olduğunun belirlendiğini anlattı.

Günyüz, ”En mutsuz çocuklar ABD, Türkiye ve Kanada’da. Hollandalı kadınların depresyonda olmadığı belirtiliyor. Bu da, öz güvenli ve mutlu kadınlar mutlu çocuk yetiştiriyor, şeklinde diye açıklanıyor.” dedi. İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Nevin Meriç de insanın kendini tanımadığını ve bunun farkında olmadığını belirterek, “İnsanlar, sürekli komutlarla hayatını geçiriyor. Ayette, ‘kendini bilen Rabbini bilir.’ diyor. Biz, kendini bilen kısmına bakmalıyız.”
 
Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2015, 11:11

Sarıyer Haber Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17